Huzursuzluk Yakmıyor Bedenimi 2
2023
Tuval üzerine yağlı boya
80 × 110 cm
Bu seri, beden üzerinden işleyen otorite mekanizmalarını ve kimliğin makulleştirilme süreçlerini araştırır. Figüratif yağlıboya resimlerimde insan ve hayvan formlarını iç içe geçirerek, öznenin normatif yapılar karşısındaki kırılganlığını görünür kılmaya çalışıyorum. Yer değiştirme, silinme ve parçalanma gibi bedensel müdahaleler; kimliğin sabit değil, sürekli biçimlendirilen bir yapı olduğunu hatırlatır.
Çalışmalarımda tekrar eden keçi, koyun ve koç imgeleri, tarihsel olarak kurban ritüelleriyle ve itaat kültürüyle ilişkilidir. Bu hayvanlar yalnızca sembolik unsurlar değil; bedensel feda edilişin ve makul görülen yaşam biçimlerine indirgenmenin metaforudur. Otorite burada soyut bir kavram olmaktan çıkar; özneyi düzenleyen, sınırlayan ve yeniden şekillendiren görünmez bir yapı olarak belirir.
İnsan yüzü ile hayvan yüzünün birleştiği portrelerde, kimliğin kabul edilebilir formlara dönüştürülme süreci sorgulanır. Hayvansal imge, itaat beklentisini temsil ederken; insan yüzü, bu süreçte kaybolma riski taşıyan öznelik alanını işaret eder. Silikleşen hatlar ve sürreal geçişler, bireyin edilgenleştiği an ile direniş ihtimali arasındaki çatlağı görünür kılar.
Bu seri, öznenin yalnızca baskı altında kalan değil; aynı zamanda o baskının içinde var olma ve dönüşme imkânı arayan bir yapı olduğunu ileri sürer. Beden, burada hem iktidarın müdahale alanı hem de özgürleşme potansiyelinin başlangıç noktasıdır.